İçeriğe geç
Mobil

Mobil uygulama mı, responsive site mi: hangisi size gerçekten lazım?

6 Mayıs 20264 dk okumaSolvust Ekibi

Bir restoran zinciri yöneticisi 'uygulama yaptıralım' diye geldi; konuşunca ortaya çıktı ki ihtiyacı yalnızca rezervasyon formu olan bir mobil siteydi. Başka bir müşteri ise 'site yeterlidir herhalde' dedi; ama haftada üç kez sipariş takibi yapması ve bildirim göndermesi gerekiyordu. İkisi de yanlış soruya doğru cevap arıyordu.

Responsive site ne zaman yeterlidir?

Müşteriniz günde bir kez veya daha seyrek bilgi almaya, fiyat karşılaştırmaya ya da iletişime geçmeye geliyorsa iyi bir mobil uyumlu site yeterlidir ve çok daha hızlı hayata geçer. Kullanıcı indir, kur, giriş yap adımlarını atlar; doğrudan sayfanıza gelir. Pek çok işletme için aslında ihtiyaç budur.

Mobil uyumlu sitenin ikinci büyük avantajı bulunabilirliktir. Arama motorunda görünen, bağlantısı paylaşılabilen ve tek tıkla açılan bir sayfadır. Uygulama ise ancak indiren kişiye ulaşır; keşfedilme kanalı yok denecek kadar dardır.

Bakım tarafında da fark belirgindir. Sitede yapılan bir düzeltme anında yayına girer; uygulamada aynı düzeltme yeni sürüm, mağaza incelemesi ve kullanıcının güncelleme yapmasını bekler. Sık değişen içerik varsa bu fark tek başına belirleyici olur.

Uygulama ne zaman gerçek değer üretir?

  • Kullanıcı haftada birkaç kez giriş yapıyor: sipariş takibi, randevu, bakiye sorgu
  • Bildirim göndermek şart: kampanya duyurusu, teslimat güncellemesi, hatırlatma
  • Bağlantısız ortamda çalışma gerekiyor: uçak modu, zayıf sinyal
  • Kamera, konum veya sensör gibi donanımsal özelliklere erişim gerekiyor
  • Sadakat ve puan programı yürütülüyor; kart yerine telefon kullanılıyor
  • Kullanıcı kimliği ve geçmişi merkezde: her açılışta aynı kişi tanınıyor

Bu maddelerden en az ikisi sizin için geçerliyse uygulama yatırımı gerekçelidir. Hiçbiri geçerli değilse, uygulama muhtemelen sitenin yaptığı işi daha pahalıya ve daha az kişiye yapacaktır.

Bildirim gücü ve sınırı

Uygulamanın en güçlü kozu bildirimdir; ama bu koz kolayca harcanır. Sık ve alakasız bildirim gönderen uygulamalar önce sessize alınır, sonra silinir. Bildirim izni bir kez kaybedildiğinde geri kazanmak neredeyse imkânsızdır.

Bu nedenle bildirim stratejisi baştan kurgulanmalıdır: hangi durumlarda gönderilecek, sıklığı ne olacak ve kullanıcı hangi türleri kapatabilecek? İşlemsel bildirimler, yani sipariş durumu ve randevu hatırlatması, kampanya bildirimlerinden çok daha iyi karşılanır.

Ara yol: tarayıcı tabanlı uygulama

Modern tarayıcılar, bir web sitesinin telefon ana ekranına eklenmesine ve sınırlı da olsa bildirim göndermesine izin verir. Mağaza dağıtımı gerektirmeden, tek kod tabanıyla ve düşük maliyetle uygulama benzeri bir deneyim sunar.

Bütçe kısıtı varsa ve mağaza vitrininde yer almak zorunlu değilse bu akıllıca bir alternatiftir. Karşılığında bazı cihaz özelliklerine erişim sınırlı kalır ve kullanıcıya 'ana ekrana ekle' adımını anlatmak gerekir. Yine de birçok işletme için gerçek ihtiyacı fazlasıyla karşılar.

Mobil uygulama mı, mobil uyumlu site mi; sizin için doğru olanı birlikte bulalım.

Mobil uygulama hizmetleri

Maliyet ve süre karşılaştırması

  • Mobil uyumlu site: en kısa sürede yayına girer, tek yapı tüm cihazlarda çalışır
  • Tarayıcı tabanlı uygulama: siteye yakın maliyet, uygulama benzeri deneyim
  • Tek kod tabanlı uygulama: iki mağaza için tek geliştirme, orta maliyet
  • Platforma özel geliştirme: en yüksek performans ve en yüksek maliyet
  • Her uygulama seçeneğinde yıllık bakım ve mağaza gideri devam eder

Karar verirken yalnızca ilk yatırımı değil, üç yıllık toplam maliyeti hesaplamak gerekir. Uygulamanın bakım gideri, işletim sistemi güncellemeleri ve mağaza kuralları nedeniyle her yıl tekrar eder.

Doğru soruyu sormak

Karar aslında teknolojiyle değil kullanıcı davranışıyla ilgilidir. Sorulacak soru şudur: müşterim benimle ayda kaç kez temas ediyor ve bu temasın hangi kısmı telefonun ana ekranında bir simge olmayı gerektiriyor?

Cevap net değilse, doğru başlangıç her zaman mobil uyumlu bir sitedir. Site üzerinde ölçülen gerçek kullanım verisi, uygulamaya geçmenin gerekip gerekmediğini birkaç ay içinde zaten gösterir.

İndirme engeli hafife alınmamalı

Uygulama tarafında en çok küçümsenen konu, kullanıcının onu telefonuna eklemeye ikna edilmesidir. Mağazada aramak, indirmek, hesap açmak ve izin vermek dört ayrı vazgeçme noktasıdır. Web sitesinde ise bu adımların hiçbiri yoktur; bağlantıya tıklanır ve içerik gelir.

Bu engel aşılabilir, ancak bunun için somut bir gerekçe sunmak gerekir. Yalnızca uygulamada geçerli bir avantaj, uygulamadan yapılabilen bir işlem ya da fiziksel mekânda verilen bir yönlendirme olmadan indirme sayıları düşük kalır.

Bu nedenle uygulama bütçesi planlanırken tanıtım için ayrı bir kalem ayrılmalıdır. Geliştirme tamamlandığında iş bitmez; asıl çalışma o noktada başlar.

Karma yaklaşım da mümkün

Birçok işletme için en verimli yol ikisini birlikte kullanmaktır. Mobil uyumlu site keşif ve ilk temas için çalışır; uygulama ise düzenli müşteriye ayrılmış bir kanal olur. Yeni ziyaretçi siteden gelir, sadık müşteri uygulamadan devam eder.

Bu yapıda uygulama, herkesin indirmesi beklenen bir ürün değildir. Yalnızca tekrar eden kullanıcıya yönelik bir kolaylıktır ve indirme sayısı düşük olsa bile kullanım yoğunluğu yüksek olur. Bu, çoğu işletme için daha gerçekçi bir hedeftir.

Uygulama bir ihtiyacın cevabıdır; ihtiyaç yoksa yalnızca telefonda yer kaplar.

Önce hızlı ve mobil uyumlu bir site kurmak çoğu işletme için doğru ilk adımdır.

Web sitesi çözümleri

Bu konuda yardım ister misiniz?

İşletmenize özel adımı birlikte belirleyelim.

İletişime geç