İçeriğe geç
CRM

Müşteri takibini akıldan yürütmenin bedeli

2 Ocak 20264 dk okumaSolvust Ekibi

Satışta iyi bilinen ama az uygulanan bir gerçek var: potansiyel müşterilerin büyük çoğunluğu ilk temasta değil, dördüncü ya da beşinci temasta satın alıyor. Bunu bilen kaç işletme sistematik takip yapıyor? Uygulamada çoğu satış, ürün kötü olduğu için değil, ikinci arama yapılmadığı için kaybediliyor.

Takibi akılda tutmanın sınırı

Teklif verdiniz, müşteri 'düşüneceğim' dedi. Bir hafta geçti. Siz aramadınız. Müşteri sizi unutmadı; başka bir firma onu aradı ve sattı. Takip akılda tutulmaya çalışılınca yavaş dönemde çalışır; yorgun günde çalışmaz, aynı anda beş müşteri olunca çöker.

Sorunun kaynağı disiplinsizlik değil, kapasitedir. Aynı anda yirmi açık teklifi, her birinin hangi aşamada olduğunu, kime ne söz verildiğini ve kimin ne zaman aranacağını akılda tutmak insan hafızasının işi değildir. Not defterine yazmak bir adım ileri götürür, ama defter aranmayı hatırlatmaz.

  • Her görüşmenin sonucunu ve bir sonraki adımı anında not edin; hafızaya güvenmeyin
  • Takip tarihine sistem hatırlatması ekleyin
  • Hangi müşterinin hangi aşamada olduğunu görsel olarak izleyin; akıldan değil, ekrandan
  • Hatırlatma yükünü akıldan alıp sisteme devredin
  • Kaybedilen tekliflerin sebebini de kaydedin; en değerli satış verisi budur

Görünmeyen kayıplar

Takipsizliğin bedeli yalnızca kaçan satış değildir. Aynı müşteriye iki farklı çalışan tarafından farklı fiyat verilmesi, verilen sözün unutulması, ya da müşterinin ikinci kez aynı bilgileri anlatmak zorunda kalması; bunların hepsi güven kaybıdır ve hiçbiri muhasebe kayıtlarında görünmez.

En ağır kayıp ise personel değişikliğinde ortaya çıkar. Müşteri bilgisi bir çalışanın telefonunda ve hafızasında duruyorsa, o kişi ayrıldığında işletme yıllarca biriktirdiği ilişkiyi bir günde kaybeder. Yeni gelen kişi sıfırdan başlar; müşteri ise kendini yabancı hisseder.

Müşteri takibini sisteme taşımak için sizi doğru yöne yönlendirebiliriz.

CRM çözümleri

İyi bir takip düzeni neye benzer?

Karmaşık olmasına gerek yok. Her potansiyel müşteri için üç bilginin kayıtlı olması çoğu işletme için yeterlidir: şu an hangi aşamada, en son ne konuşuldu, bir sonraki adım ne zaman ve kim tarafından atılacak. Bu üç alan dolduğunda, satış süreci akıldan çıkıp görünür hâle gelir.

  • Aşama: ilk temas, teklif verildi, değerlendirmede, kazanıldı ya da kaybedildi
  • Son görüşme notu: tarih ve kısa özet; iki cümle yeterlidir
  • Sonraki adım: tarih ve sorumlu kişi, hatırlatmalı
  • Kaynak: müşterinin sizi nereden bulduğu; reklam bütçesi bu veriye göre yönetilir

Yöneticinin kazandığı görünürlük

Takip sisteme girdiğinde ortaya çıkan ikinci fayda raporlamadır. Bu ay kaç teklif verildi, bunların kaçı kazanıldı, ortalama kaç günde sonuçlandı, en çok hangi aşamada takılıyoruz? Bu sorular akıldan yürütülen bir düzende yanıtlanamaz; ancak muhasebeden gelen aylık rakamla, üstelik çok geç öğrenilir.

Oysa aynı veriler anlık görülebildiğinde karar da erken alınır. Tekliflerin çoğu belirli bir aşamada takılıp kalıyorsa, sorun fiyatta mı, sunumda mı, yoksa sadece takipsizlikte mi olduğu birkaç haftada anlaşılır.

Küçük ekipte nasıl başlanır?

İki üç kişilik bir ekipte kapsamlı bir sistem kurmaya çalışmak genellikle ters teper: alanları doldurmak angarya gibi görünür ve birkaç hafta içinde terk edilir. Bu yüzden başlangıçta yalnızca zorunlu alanlarla ilerlemek daha sağlıklıdır. Kayıt yükü hafif olduğunda alışkanlık yerleşir; alışkanlık yerleştikten sonra ayrıntı eklemek kolaydır.

İkinci kritik nokta tek kaynak kuralıdır. Bazı görüşmeler sisteme, bazıları telefona ya da deftere yazılıyorsa, sistem güvenilirliğini kaybeder ve kimse ona bakmaz. Bir kez karar verilip istisnasız uygulanması gerekir: müşteriyle ilgili her temas aynı yere yazılır.

Üçüncüsü, sistemin günlük rutine bağlanmasıdır. Sabah işe başlarken bugün aranacakların listesine bakmak beş dakika sürer ve takip düzeninin tamamını ayakta tutan alışkanlık budur.

Takip ne sıklıkla yapılmalı?

  • Teklif verildikten sonra ilk takip iki üç gün içinde yapılmalı
  • Yanıt gelmezse bir hafta sonra ikinci temas kurulmalı
  • Üçüncü temastan sonra sıklık azaltılıp aylık ritme geçilmeli
  • Kaybedilen teklifler altı ay sonra yeniden değerlendirilmeli; koşullar değişmiş olabilir
  • Her temasta yeni bir bilgi ya da değer sunulmalı; yalnızca 'ne karar verdiniz' aramaları müşteriyi uzaklaştırır
Satışı en bilgili değil, en çok hatırlayan kazanır.

CRM'in temel işlevi tam da bu: sizi hatırlamak zorunda bırakmamak. Küçük bir ekip bile bu düzeni kurduğunda, kaçan satışların büyük kısmı geri döner. Üstelik başlamak için büyük bir yatırım da gerekmez; önemli olan sistemin karmaşıklığı değil, her görüşmenin istisnasız kaydedilmesidir.

Değişimin etkisi genellikle ilk ay içinde hissedilir. Aylardır beklemede kalmış tekliflerin listesi çıkarıldığında, çoğunun hâlâ canlı olduğu görülür; müşteri vazgeçmemiş, sadece kimse geri dönmemiştir. Bu ilk temizlik, sistemin kendi maliyetini genellikle tek başına karşılar.

Uzun vadede kazanılan şey ise daha değerlidir: müşteri ilişkisi artık kişilere değil işletmeye ait olur. Kimin kiminle konuştuğu, neyin söz verildiği ve sürecin nerede kaldığı kurumsal bir hafızada durur. Ekip değişse bile müşteri kaldığı yerden devam eder.

Teklif ve sipariş sürecini uçtan uca dijitalleştirmek istiyorsanız ERP tarafına da bakmakta fayda var.

ERP hizmetleri

Bu konuda yardım ister misiniz?

İşletmenize özel adımı birlikte belirleyelim.

İletişime geç