Muhasebe yazılımı seçimi çoğunlukla iki kanaldan yapılır: arkadaş tavsiyesi ya da en ucuz seçenek. İkisi de yanlış değil, ama işletme ihtiyaçlarınıza cevap verip vermediğini ölçmeden karar vermek; ilerleyen dönemde veri taşıma ve yeniden kurulum derdi getirir. Yazılım değiştirmek bir uygulamayı silip yenisini kurmak değildir; yılların kaydını taşımak demektir.
Atlanmaması gereken dört kriter
- e-Fatura ve e-Arşiv entegrasyonu: zorunluluk yaygınlaşırken bu şart kritik hâle geliyor
- Kullanıcı rolleri ve erişim seviyeleri: kasiyerin muhasebeye, muhasebecinin kasaya erişim detayı önemli
- Muhasebeci uzaktan erişimi: mali müşaviriniz sisteme bağlanabilirse zaman ve hata tasarrufu sağlanır
- Veri taşıma kolaylığı: gün gelir yazılımı değiştirmek istersiniz; verilerinizi dışa aktarabilmek şarttır
Bu dördü arasında en çok atlanan sonuncusudur. Sözleşme imzalanırken kimse ayrılmayı düşünmez; ancak veriyi dışa aktarmanın mümkün olup olmadığı, mümkünse hangi biçimde ve hangi kapsamda olduğu baştan sorulmalıdır. Cevabı net verilmeyen bir yazılım, ilerleyen yıllarda sizi kendisine mahkûm eder.
Demo sırasında neye bakmalısınız?
Gösterilen ekran güzel olabilir ama arka planda verinin nasıl aktığına bakın. Kasa ile cari hesap uyumlu çalışıyor mu? Stok modülüyle entegrasyon var mı? Raporlar gerçekten anlaşılır mı, yoksa ekrana sayı mı dökülüyor? Bu soruların cevapları demoda sorulmazsa, ilerleyen dönemde büyük sürprizler yaşanır.
Demoyu izlemek yerine kendiniz kullanmayı isteyin. Satış temsilcisinin akıcı biçimde gezdiği ekranlar, ilk kez kullanan biri için aynı kolaylıkta olmayabilir. Kendi işletmenizden gerçek bir örneği baştan sona girmeyi deneyin: bir fatura kesin, tahsilat işleyin, ardından o günün raporunu alın. On beş dakikalık bu deneme, saatlerce süren sunumdan daha çok şey anlatır.
- Bir faturayı baştan sona kaç ekranda ve kaç tıklamada kesebiliyorsunuz?
- Yanlış girilen bir kayıt nasıl düzeltiliyor; iz kaydı tutuluyor mu?
- Cari hesap ekstresi tek tuşla alınabiliyor mu?
- Mobil cihazdan erişim var mı, varsa gerçekten kullanılabilir mi?
- Yedekleme nerede ve hangi sıklıkla yapılıyor?
Bulut mu, yerel kurulum mu?
Bulut tabanlı çözümlerde sunucu, yedekleme ve güncelleme sorumluluğu sağlayıcıdadır; her yerden erişilir ve başlangıç maliyeti düşüktür. Karşılığında aylık ya da yıllık bir ödeme yapılır ve internet bağlantısına bağımlı kalınır.
Yerel kurulumda ise yazılım kendi bilgisayarınızda çalışır; veri fiziksel olarak sizdedir ve internet kesintisi işi durdurmaz. Ancak yedekleme, güvenlik ve donanım yenileme tamamen sizin sorumluluğunuzdadır. Küçük işletmelerin çoğunda bu sorumluluk pratikte yerine getirilmediği için, bulut çözümü daha güvenli bir tercih hâline gelir.
Ön muhasebe ve e-dönüşüm konusunda sizi doğru yönlendirelim.
Ön muhasebe çözümleriFiyatlandırmada gizli kalemler
İlan edilen aylık bedel çoğu zaman tabloyu tamamlamaz. Kullanıcı sayısı arttıkça değişen paketler, e-fatura kontör bedelleri, kurulum ve veri aktarım ücretleri, destek paketleri ve ek modüller toplam maliyeti belirgin biçimde yukarı çeker.
- Kaç kullanıcı dahil, ek kullanıcı ne kadar?
- e-Fatura ve e-Arşiv kontörleri ayrı mı faturalanıyor?
- Kurulum ve mevcut veri aktarımı ücretli mi?
- Teknik destek pakete dahil mi, yanıt süresi taahhüdü var mı?
- Yıllık artış oranı sözleşmede belirtilmiş mi?
Mali müşavirinize danışın
Ön muhasebe yazılımının en çok konuşacağı taraf mali müşavirinizdir. Onun alışkın olduğu bir sistemi seçmek, ay sonu mutabakatını haftalar yerine saatlere indirebilir. Aktarım biçimleri uyumlu değilse, her dönem sonu elle düzeltme yapılması gerekir ve bu hem zaman hem hata demektir.
Seçim yapmadan önce müşavirinize hangi programlarla rahat çalıştığını sormak, tek başına en pratik adımdır. Bu kısa konuşma, sonradan yaşanacak uyumsuzlukların büyük bölümünü baştan önler.
Geçiş zamanlaması ve veri aktarımı
Yazılım değişikliği için en uygun dönem mali yılın başıdır. Yıl ortasında yapılan geçişte açılış bakiyelerinin taşınması, aynı dönemin iki farklı sistemde parçalı durması ve dönem sonu raporlarının iki kaynaktan birleştirilmesi gerekir. Bu üç iş, tek başına geçişin kendisinden daha fazla zaman alır.
Aktarımda taşınacak asgari veri seti bellidir: cari hesap kartları ve bakiyeleri, stok kartları ve miktarları, açık faturalar ve çekler. Geçmiş yılların tüm hareket dökümünü taşımaya çalışmak çoğu zaman gereksizdir; eski sistem salt okunur biçimde saklanabiliyorsa, arşiv ihtiyacı zaten karşılanmış olur.
Aktarım tamamlandıktan sonra mutlaka doğrulama yapılmalıdır. Birkaç cari hesabın bakiyesi, toplam stok değeri ve açık fatura toplamı iki sistemde karşılaştırılır. Bu kontrol atlandığında hata aylar sonra, çoğunlukla da mali müşavir tarafından fark edilir.
Ekip yazılımı kullanmazsa ne olur?
En iyi yazılım bile kullanılmadığında işe yaramaz. Kasadaki bir çalışan işlemleri gün sonunda toplu girmeye başladığında anlık raporlar anlamını yitirir; iki farklı kişi aynı cariyi iki kez açtığında bakiye ikiye bölünür. Bu nedenle kurulumdan sonraki ilk aylarda kullanım denetlenmelidir.
Basit bir önlem çoğu sorunu çözer: kimin hangi işlemi ne zaman gireceği yazılı olarak belirlenir ve haftada bir kez kayıtların eksiksizliği kontrol edilir. Bu düzen oturduktan sonra denetim ihtiyacı da kendiliğinden azalır.
Ucuz yazılım pahalıya patlamaz; taşınamayan yazılım pahalıya patlar.
Özetle karar verirken bugünkü ihtiyacınızı değil, iki yıl sonraki hâlinizi düşünmek gerekir. Bugün tek kullanıcıyla yürüyen bir işletme, iki yıl içinde üç kullanıcıya ve stok modülüne ihtiyaç duyabilir. Büyümeye yer bırakan, verinizi rehin almayan ve müşavirinizle konuşabilen bir sistem; en ucuz seçenekten neredeyse her zaman daha ekonomiktir.
Stok ve depo tarafını da muhasebeyle aynı yapıda kurgulamak isterseniz buradayız.
Depo ve stok yönetimiBu konuda yardım ister misiniz?
İşletmenize özel adımı birlikte belirleyelim.