İçeriğe geç
Reklam

Google Ads mı, Meta Ads mı? İkisini karıştırmadan anlatalım

7 Haziran 20264 dk okumaSolvust Ekibi

Geçen ay bir müşteri sordu: 'Google'a reklam veriyorum, Instagram'a da versem mi? İkisi aynı şey mi?' İkisi kesinlikle aynı şey değil. Biri var olan aramayı yakalar, diğeri henüz olmayan ilgiyi yaratır. Farkı anlamadan ikisine de para aktarmak, çoğunlukla ikisinden de sonuç alamamak demektir.

Google Ads ne iş yapar?

Biri Google'a 'İstanbul oto servis' yazıyorsa, satın alma niyeti yüksektir; o an ihtiyacı var ve çözüm arıyor. Google Ads bu kişiyi tam ihtiyaç anında karşılar. Dönüşüm oranı genellikle yüksektir, ama tıklama başına maliyet rekabetli kategorilerde yüksek olabilir.

Bu modelin gücü, talebi yaratmak zorunda olmamasıdır. Müşteri zaten karar aşamasındadır; sizin işiniz onun karşısına doğru anda çıkmaktır. Bu nedenle acil ihtiyaç doğuran hizmetlerde, örneğin tesisat, çilingir, oto çekici ya da diş ağrısı gibi konularda Google Ads neredeyse rakipsizdir.

Meta Ads ne iş yapar?

Meta'da kimse 'ürün ara' niyetiyle girmez. Akışını incelerken reklamınızla karşılaşır. Bu, talep yaratma açısından güçlüdür; özellikle ürününüzü henüz bilmeyen kitleleri farkındalık aşamasında yakalamak için idealdir.

Buradaki üstünlük hedeflemededir. Yaş, konum, ilgi alanı ve davranış verilerine göre kitle daraltılabilir; ayrıca mevcut müşteri listenize benzeyen yeni kitleler oluşturulabilir. Görsel olarak anlatılabilen ürünlerde, örneğin giyim, mobilya, yeme içme ya da güzellik hizmetlerinde bu yaklaşım güçlü sonuç verir.

Hangisi sizin için?

  • Yerel hizmetler için Google Ads daha doğrudan dönüşüm sağlar: oto servis, kuaför, diş kliniği
  • E-ticaret ve yeni ürün lansmanları için Meta iyi farkındalık oluşturur
  • Yeniden pazarlama için Meta çok güçlüdür: sitenizi ziyaret eden kişiyi hatırlatır
  • Kimsenin aramadığı yeni bir ürün satıyorsanız Google'da talep yoktur; Meta ile başlanır
  • Bütçe sınırlıysa tek kanalda yoğunlaşmak, ikisine bölmekten daha iyi sonuç verir
  • İkisini birlikte kullanmak, bütçe yeterliyse çoğunlukla en yüksek verimliliği üretir

Reklam bütçenizin nereye gittiğini netleştirelim.

Reklam yönetimi hizmetleri

İkisini birlikte kurgulamak

İki platform rakip değil, aynı hunide farklı görevlerdir. Meta ürünü tanıtır ve siteye ilk ziyaretçiyi getirir; Google, o ziyaretçi markanızı aramaya başladığında karşısına çıkar. Sonrasında yeniden pazarlama ile ikisi de kararsız kalan ziyaretçiyi geri çağırır.

Bu kurgunun çalışması için tek şart, ölçümün doğru kurulmasıdır. Her iki platformun dönüşüm takibi siteye yerleştirilmemişse, hangi kanalın hangi satışı getirdiği bilinemez ve bütçe körlemesine dağıtılır.

Bütçe nasıl bölünmeli?

Sabit bir oran yoktur, ama pratik bir başlangıç kuralı vardır: talep zaten varsa bütçenin ağırlığı Google'a, talep yaratılacaksa Meta'ya verilir. İlk ay bu ağırlıkla başlanır, ardından gerçek dönüşüm maliyetlerine bakılarak kaydırma yapılır.

Önemli olan bu kaydırmayı yeterli veri birikmeden yapmamaktır. Birkaç günlük sonuçlara bakarak bütçe taşımak, her iki kampanyanın da öğrenme sürecini bozar ve maliyeti yükseltir. En az iki üç haftalık veri beklemek gerekir.

Maliyetleri karşılaştırırken doğru metrik

İki platformu tıklama başına maliyetle karşılaştırmak yanıltıcıdır. Meta'da tıklama genellikle daha ucuzdur, ancak o tıklamaların satın alma niyeti daha düşüktür. Google'da tıklama pahalıdır ama karar aşamasındaki bir kullanıcıdan gelir. Karşılaştırılması gereken sayı, tıklama maliyeti değil müşteri kazanma maliyetidir.

Bu hesabı yapabilmek için satışın ya da talebin kaynağının izlenmesi gerekir. Formda 'bizi nereden duydunuz' sorusu, telefonda kısa bir not ya da dönüşüm takibi kurulumu; hangisi olursa olsun, kaynak bilinmeden bütçe kararı verilemez.

Bir kalemi daha hesaba katmak gerekir: satın alma değeri. Meta'dan gelen müşteri daha ucuza kazanılıyor ama ortalama sepeti düşükse, kâğıt üzerindeki avantaj gerçek değildir. Doğru karşılaştırma her zaman kazanılan müşterinin getirisi üzerinden yapılır.

Küçük bütçeyle başlamanın kuralları

  • Tek kanal, tek kampanya, tek net hedefle başlayın
  • Coğrafi hedeflemeyi gerçekten hizmet verdiğiniz alanla sınırlayın
  • Reklamın gittiği sayfa, reklamda vaat edilen şeyi ilk ekranda göstermeli
  • İlk iki hafta ayar değiştirmeyin; sistemin öğrenmesine izin verin
  • Arama reklamlarında alakasız terimleri negatif kelime olarak ekleyin
  • Sonucu haftalık değil, en az iki haftalık dönemlerle değerlendirin

Küçük bütçenin en büyük düşmanı dağılmaktır. Aynı parayı iki platforma, üç kampanyaya ve beş kitleye bölmek, hiçbirinin anlamlı veri üretememesine yol açar. Tek bir yerde yoğunlaşmak, hem daha hızlı öğrenmeyi hem de daha erken sonuç almayı sağlar.

Google ihtiyacı olan müşteriyi bulur; Meta ihtiyacı olduğunu henüz bilmeyeni.

Özetle iki platform arasında bir kazanan aramak yanlış sorudur. Doğru soru, müşterinizin sizi ararken mi yoksa gezinirken mi bulacağıdır. Aramada karşılığı olan bir hizmet satıyorsanız Google ile başlamak, talebi henüz oluşmamış bir ürün satıyorsanız Meta ile başlamak en düşük riskli yoldur.

Kanal seçimi kadar önemli bir şey daha var: reklamın gittiği yer. En iyi kurgulanmış kampanya bile, yavaş açılan ya da ne yapılacağını anlatmayan bir sayfaya yönlendiriyorsa bütçeyi harcar. Reklama ayrılan her liranın karşılığı, tıklamadan sonra ne olduğuna bağlıdır.

Reklamın yanında organik görünürlüğü de büyütmek isterseniz dijital pazarlama tarafına bakın.

Dijital pazarlama hizmetleri

Bu konuda yardım ister misiniz?

İşletmenize özel adımı birlikte belirleyelim.

İletişime geç